ALLAH'IM HAYAT ANCAK AHİRET HAYATIDIR. - - - Mala, mülke mağrur olma! Deme: Var mı "ben" gibi, Bir muhalif rüzgar eser savurur, HARMAN GİBİ...

2/3/2007 - ÖLMEK SON DEĞİLDİR GÜLÜM...

Ölmek son değildir gülüm,
Ölüm; kavuşmaktır sevdaya.
Ve yüreginle gurur duy ki;
Bedenini korkmadan ölüme
Senin için seren bir sevdaya sahip.)
Bir akşam vakti,
Gözlerine yıldızlarla düşüp
Yüreğini ' yüreğimle ' yıkayacaktım.
Her gülüşünde,
Gözlerinde yeniden açan baharlara,
Delicesine gözlerimle sarılacaktım.
Geldiğimde,
Yangınlar içinde gördüm yüreğini
Alevleri kuşanıp gözlerine,
Kibritsiz tutuşturmuşsun denizlerini.
Ölümü kazıyıp kirpiklerine,
Kuru toprakla kavuşturmuşsun
Vuslat yolcusu dizlerini.

Gözlerin, alevle avuçlarıma düşmüşken
Kirpiklerim kuru kalır mı sanıyorsun?
Gidişini bin hançer diye
Yüreğime delicesine sürmüşken
Bedenim yaşar mi sanıyorsun?
Vurma hançeri yüreğime,
Akıtma yüreğini ellerime.

Senin yerine,
Ben diz çökeyim Azrail'in gölgesine.
Senin yerine,
Ben göçeyim ateşin sinesine.
Bir tek söz söylemeden sus ne olur.
Bir günahına bedenimi serecek kadar
Bir acına yüreğimi közleyecek kadar
Seviyordum seni.
Yüreğimi ' yüreğine ' emanet edip
Darağacındaki urganlarını
Senin saçların bilip
Senin yerine,
Gülümseyerek ben ölmeliyim gülüm.

Ve bir gün gelirsen yanıma,
Yeni açmış kır çiceklerini ser üzerime.
Dokunmak istersen toprağıma,
Yüreğinle dokun üşüyen tenime.
Sorma ne olur neden gittin diye,
Bir nefeslik ömrüm vardı;
Cennet kokulu sevdana yüreğimi adayıp
Senin için öldüm be gülüm.


03 Haziran 2006 14.45
İsmail Sarıgene

27 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/2/2007 - güzel sözler

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve yaşamaktan korkuyor, kendisi için değil, başkalarına göre yaşadığı için. (W.Shakespeare)
***

"Ne var ki pazarlıga girişecek ecelle;Sermayem Tek kelime..Allah azze ve celle"

"Efendim,Müjdecim,Kurtarıcım,Peygamberim;Sana Uymayan ölçü Hayat olsa Teperim"

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/12/2006 - Yeni Web Sayfamız

Kategori: Guncel Yazilar

S.A Din kardeşlerim,

islamneguzel.blogcu.com web sayfamızın artık yeni bir adresi daha var. : ) 

www.islamneguzel.com.tr.tc

Yorumlarınızı, düşüncelerinizi paylaşmak dileğiyle,

Sevgi ve saygılarımla,

 

İslam_Ne_Güzel :)

24 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/12/2006 - Namaz ve sağlık

Kategori: Guncel Yazilar
(NAMAZ YALNIZ ALLAH EMRETTİĞİ İÇİN KILINIR İLLETİ BUDUR,LAKİN HİKMETLERİDE COK FAZLADIR İŞTE BUNUN BİR ÖRNEĞİ mtm)
 
Namazın beden sağlığına olan faydaları iki nokta üzerinde toplanır: Birincisi namazın temizlik yönü, ikincisi de hareket, yâni namazın idman yönüdür.

 

NAMAZIN TEMİZLİK YÖNÜ

 

Vücudun kiri ile Cenâb-ı Hakk'ın karşısına çıkılmayacağı gibi, namaz abdesti almadan namaza durmak da mümkün değildir. Namaz kılan insanın vücudu pırıl pırıldır ve bu temizlik günde beş defa tekrar edilir. Namaz kılan insan en iyi şekilde tahâretlenmeye (temizlenmeye) mecburdur. Onun kulaklarında, burnunda, göbeğinde kir bulunmaz. Madem ki namaz mü'minin mi'râcıdır ve Cenab-ı Hakk'ın huzûruna yükseliştir, o halde huzûra çıkan bir şahsın gerek bedenen, gerek fikren ve gerekse rûhen tertemiz olması şarttır.

 

NAMAZIN İDMAN YÖNÜ

 

 Her rekâtta iki defa secdeye giden mü'min, günlük 40 rekat namazda 80 defa yatar kalkar. Hiçbir jimnastikçi, bu hareketleri muntazam olarak günde 80 defa tekrarlayamaz. Jimnastikçiler, genellikle sadece sabahları olmak üzere, günde yirmi veya otuz defa hareket ederler. Yaptıkları hareketler hızlı olduğundan, ekseriyetle kalblerini yorar ve onları yorgun düşürür. Bütün gün de hareket etmediklerinden, vücutlarında kalori toplanmasının ve yağlanmanın önüne geçemezler. Namazda ise hareketler yavaştır. Hareketler kalbi yormaz ve günün muhtelif saatlerinde olduğu için insanı devamlı dinç tutar. Yağlanmaya ve kalori depolanmasına mâni olur.

"Sıvı halindeki organımız" denebilen kan, akciğerlerde ve böbreklerde temizlenir, oksijen ile yüklenir ve bütün vücuda yayılmak üzere kalbe gelir. Kalb, kanı vücudun en ücra yerlerine kadar ulaştırmak üzere pompalar. Ancak bu kan gönderme işinde kalbe yardımcı olunabilmesi için, insanın birtakım hareketler yapması gerekmektedir. Organizmadaki hücrelerin yaşaması ve bedenin dinç kalması için, o hücrelerin kan ile iyice sulanması veyahut kanlanması gerekmektedir.

Namaz kılmadan bütün gün sopa gibi gezinen bir insanın kalbinden başına doğru pompalanan kan ile, namaz kılan ve günde başını 80 defa yere koyan bir kimsenin başına gelecek kan miktarı, muhakkak ki aynı değildir. Beynin üzerindeki zar tabakası, namaz kılan şahıslarda, kılmayanlara nazaran günde 80 defa daha fazla kanlanıyor demektir.

Hafıza ve şahsiyet ile ilgili frontal lob, yâni beynin ön lobu da, aynı şekilde 80 defa fazla kan banyosu yapmaktadır.

Namaz kılan insanlarda hafıza ve şahsiyet bozukluklarına,   çok az rastlanır. Bu insanlar daha uzun ömürlü olur ve bunamaya uğramazlar. Erken bunamanın cerrahî tedavisinde bu frontal lob, yâni beynin ön kısmı kesilip çıkartılır. Bir insanın beyni günde seksen defa kanla yıkanırsa, o insan ne erken ne de geç bunamaya yakalanır. Onun için namaz kılan ve çok yaşayan ihtiyarlar kolay kolay bunamazlar. Fazla ihtiyarlamadığı halde yataklara yapışıp altlarını pisleyen ve ekseriya bunama alâmetleri gösterenler, namaz kılmayan kimselerdir.

Diğer taraftan, insanın iradesine bağlı hareketlerini ve yürüyüşünü temin eden merkezlerin bulunduğu parietal lob ile görme, işitme, duyma, koklama ve tatma merkezlerinin bulunduğu arka lob da 80 defa fazla kanla besleniyor demektir. Beynin içindeki "Capsula interna" dediğimiz noktalı çekirdeğin içinde de, insanın irade dışı hareketlerini temin eden (ekstrapramidal) merkezler olduğu için, namaz kılanların capsula internaları da, kan ile   80 defa temas etmektedir. İnsanın dengesini sağlayan beyinciğin ve kafa çiftlerinin çıktığı beyin kökünün beslenmesinin ne kadar kıymetli bir şey olduğunu anlamak için doktor olmak gerekmez.

Namaz kılanların gözleri de kuvvetli bir kan deveranına mâlik olur. Böylece göziçi tansiyonunda artma olmaz ve ön kameradaki sıvının devamlı şekilde değişmesi temin edilmiş olur. Glokom ve buna benzer vahim göz hastalıklarının namaz kılanlarda daha az görülmesi bu yüzdendir. Kulakların iyi kanlanması da sinüzitlerin meydana gelmesine büyük ölçüde mâni olmaktadır.

Namazın ritmik hareketleri, bağırsak peristaltizmini arttırdığından, bağırsakların kolay boşalmasında ve kabızlık âfetinin defedilmesinde   büyük rol oynar. Namaz kılan insanların gerek kalça, gerek diz ve gerekse ayak bileklerinin yanısıra kol omuzu, dirsek ve el bileği mafsalları da devamlı işleyen bir makina gibi olduğundan, mafsallarda teşekkül edecek bütün romatizma ve degeneratif hastalıklardan korunduğu apaçık ortadadır. Zaten bu hastalıklar, İslâm Dîni ile yakından uzaktan alâkası olmayan Hristiyanlarda ve namaz kılmayan insanlarda daha fazla görülür. En son bahsettiğimiz bu mafsal hastalıklarından insanı koruması bile, namazın mucizevî yönlerinden birini teşkil eder.

Namazın, organizmamız üzerindeki faydalarını yazmak, ciltler dolusu bir eser gerektirdiğinden, bunu her uzvun uzmanına bırakmayı uygun görüyorum. Bu konuda yapılan her araştırma, namazın "dinin direği" olduğu gerçeğini bir kere daha ispatlayacaktır.

Op. Dr. Timuçin Alyuğ

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/12/2006 - KUR'ANLA KONUŞAN KADIN

KUR'ANLA KONUŞAN KADIN
>
>Abdullah ibni mübarek anlatıyor;
>
>   Bir gün hacca gidiyordum,Irak;Suriye topraklarından geçerken
>yalnız
>bir kadına rastladım.Selam verdim;
>
>Selamımı Söz olarak Rahim bir Rab'den selam sözüdür
>onların
>duyacağı(Ya-sin:58) ayetiyle aldı
>
>.Buralarda ne yapıyorsun? diye sordum.
>
>Allah kimi yoldan çıkarmıºsa,ona yol bulduracak yoktur"(A'raf
>:186)
>ayetini okudu...
>
>.Anladım ki ,yolunu kaybetmi.Nereye gittiği soruma ;
>
>Bir gece kulunu Mescid-i Haramdan alıp Mesci-i Aksaya götüren
>Allah'ı
>tesbih ederim(İsra:1) ayetiyle karºılık verdi.
>
>Anladım ki,geçtiğimiz hac mevsiminde haccını
>tamamlamıº,kudüse gidiyor.
>
>    Ne zamandan beri böyle yolunu kaybettin? dedim.
>
>Tam üç gece (yani üç gündür)(Meryem:10) dedi.
>
>Yiyecek verme teklifinde bulundum.
>
>Sonra orucunuzu gün batıncaya kadar tamamlayın( Bakara:187)
>ayetini
>okudu.
>
>iyide Ramazan da değiliz dedim.
>
>Kim Allah için nafile bir hayır yaparsa,Allah her hayrın
>karºılığını
>verendir ,her şeyi hakkıyla bilendir(Bakara:158) ayetiyle cevap
>verdi.
>
>Yolculukta oruç açılabilir"dedim."Ama orucu tutarsanız,bu
>hakkınızda daha
>hayırlıdır(Bakara :184) ayetini okudu.
>
>    Niye benim gibi konuşmadığını sordum.
>
>Ağzından tek bir söz bile çıkmasın ki,yanında onu
>gözleyen ve o sözü
>kaydetmeye hazır bir gözcü bulunmamış olsun"(Kaf:18)dedi.
>
>"kimlerdensin?diye sordum.Bu konuda kesin bilgin yok(ailemi söylesem de
>tanımazsın).Sonra göz de kalp de(görmeden,kesin bilgiye
>dayalı olmadan
>verdiğin her hükümden) sorumludur."(İsra:36)ayetiyle cevap verdi.
>
>Hata ettim,hakkını helal et dedim
>
>.Bugün size kınama yok.Allah sizi bağışlasın(Yusuf
>:92) dedi.
>
>Deveme bindirip kafilesine ulaştırma teklifinde bulundum.
>
>"Hayır adına ne işlerseniz Allah onu bilir(Bakara:215) ayetiyle
>mukabele
>etti.
>
>Devemi yanına getirdim,binecekken.Mümin erkeklere söyle
>,bakıºlarını
>sakınsınlar(Nur:30)ayetini okudu.
>
>Gözlerimi çevirdim;binecekken deve ürküp kaçtı,bu arada elbisesi az
>yırtıldı.
>
>Başınıza musibet olarak ne gelirse,bu bizzat işleyip,onu hak
>etmeniz
>sebebiyledir(şura:30)ayetini mırıldandı.
>
>Sabret,deveyi bağlayayım!dedim.Bu hususta Süleyman'ı
>anlayıºlı ve daha
>isabetli davranır kıldık(Enbiya :79)ayetini okuyarak,devemi
>yönlendirme
>konusunda benim daha başarılı olduğumu kasdetti.
>
>Deveye bindi ve Bunu bize baş eğdiren Allah'ı tesbih
>ederim;yoksa bunu biz
>baºaramazdık.Ve sonunda şüphesiz Rabbimize
>döneceğiz!"(Zuhruf:13-14)ayetlerini okudu
>
>."Haydi!" diye deveyi hızlandırdım.
>
>"Yürüyüşünde (ve davranışlarında)vakur ol ve sesini
>yükseltme.seslerin en
>çirkini eşeğin sesidir!"(Lokman :19) mukabelesinde bulundu.
>
>Yürürken şiir okumaya başladım.Kur'an'dan kolayınıza geleni
>okuyun!"(Müzzemmil:20) dedi.
>
>şiir okumak haram değil ki !dedim.
>
>Bu hususu ancak idrak ve basiret sahipleri düşünür anlar! (Bakara :269)
>cevabını verdi.
>
>    Bir süre gittik;sonra evli olup olmadığını sordum.
>
>"Ey iman edenler!Cevabı verildiğinde sizi üzecek meselelerden
>sormayın!"(Maide :101)ayetini okudu.
>
>Derken kafilesine ulaştık ve "kafile içerisinde kimsen var mı?
>dedim
>
>Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür!(Kehf:46) dedi.
>
>Anladım ki ,evladı var.İsimlerini sordum.Allah
>İbrahim'i dost edindi;Allah
>Musa ile konuştu;Ey Yahya ,Kitaba kuvvetle tutun!(Nisa
>:125,164;Meryem:12) Ayetlerini okudu.
>
>.Ey İbrahim,ey Musa ,ey İsa! diye kafileye seslendim.Nur yüzlü
>üç
>genç Buyur!" diye çıkageldi.
>
>Onlara para verip,Bununla içinizden birini şehre yollayın!Yemeklerin
>helal
>ve temiz olanına baksın ve size bir yiyecek getirsin.Dikkatli
>davransın!(Kehf:19) dedi.
>
>Yiyecek gelince bana Geçmiş günlerinizde
>yaptıklarınızın karşılığında
>ºimdi afiyetle yiyip için!"(Hakka:24)dedi.
>
>   Çocuklara,Annenizin bu durumunu bana söylemezseniz bu yemekten
>yemem!"dedim.Annemiz"dediler.Ağzından Cenab-ı
>Allahın gazabını çekecek
>yanlış bir söz çıkar korkusuyla 40 yıldır böyle sadece
>Kuranla konuşur.
>
>   İbn Mübarek,bu hadiseyi Kuran'da her şeyin bulunduğuna delil
>olarak
>anlatırdı.

8 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/11/2006 - Farkında mısınız?

Kategori: Guncel Yazilar

Farkinda misiniz?

"Farkinda" olmali insan...
Kendisinin, hayatin olaylarin, gidisatin farkinda olmali.
Farki fark etmeli, fark ettigini de fark ettirmemeli bazen... Bir
damlacik sudan nasil yaratildigini fark etmeli.
Anne karnina sigarken dünyaya neden sigmadigini ve en sonunda
bir metre karelik yere nasil sigmak zorunda kalacagini fark
etmeli.

Su çok genis görünen dünyanin, ahirete nispetle anne karni gibi
oldugunu fark etmeli.
Henüz bebekken "Dünya benim!"dercesine avuçlarinin simsiki
kapali oldugunu, ölürken de ayni avuçlarin "her seyi
birakip gidiyorum iste!" dercesine apaçik kaldigini fark
etmeli.

Ve kefenin cebinin bulunmadigini fark etmeli.
Baskin yetenegini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabilecegini, nasil yasarsa öyle
ölecegini fark etmeli insan ve ölmeden evvel ölebilmeli. ?
Hayvanlarin yolda kaldirimda çöplükte ama kendisinin güzel
hazirlanmis mükellef bir sofrada yemek yedigini fark etmeli.
Esref-i mahlûkat (yaratilmislarin en güzeli) oldugunu fark
etmeli ve ona göre yasamali.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yani basindaki gülü
fark etmeli.
Evinde 4 kedi 2 köpek besledigi halde çocuk sahibi olmaktan
korkmanin mantiksizligini fark etmeli.
Esine "seni çok seviyorum!" demenin mutluluk yolundaki müthis
gücünü fark etmeli.
Dolabinda asili 25 gömleginin sadece üçünü giydigini ama arka
sokaktaki komsusunun o begenilmeyen gömleklere muhtaç oldugunu
fark etmeli.

Zenginligin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek
kirintilarini yemekte gizlendigini fark etmeli.
Annesinden dogarken tertemiz teslim aldigi girtlagini 60-70
yil sonra sigara yüzünden Azrail'e soba borusu gibi teslim etmenin
emanete hiyanet sayilacagini fark etmeli.

63 yillik ömründe hiç karni doymayan bir peygamber'in ümmeti
olarak asiri beslenme yüzünden sarkan göbegini fark etmeli.

Sizler farkinda misiniz?

 
Alıntı
3 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

YA BİR YOL VER, YA BİR YOL BUL... YA DA YOLDAN ÇEKİL...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

  • Ayetli Resimler
  • Divan-i Ask
  • Gozumun Nuru NAMAZ
  • Guncel Yazilar
  • GUNUN SOZU
  • GUZEL AHLAK SAHIBLERI
  • HABIBULLAH SAV EFENDIMIZ
  • Hz Pir Mevlana
  • Ibret Gozuyle Bakmak Lazim
  • Kabir Hayati
  • Kitap Tavsiyeleriniz
  • Medine-i Munevvere
  • Mesneviden Hikayeler Cilt 1
  • Sahabeler
  • SaMi YuSuF
  • Sevgili Peygamberim
  • Sevgiliye
  • Tartisma Konulari
  • Tasavvufi Sozler
  • Videolarim
  • Yunus Emre Divanindan Secmeler
  • Yurekten Dokulen Siirler
  • Arkadaşlarım

    adawap
    islamisiteler
    alyazmalim
    zikrullah
    canyar
    sukretmiyoruz
    merzbanulafak
    zbyd
    hvvnr2000
    at63
    sudemsu
    UNUTULAN
    candedim
    kerkukunsesi
    renklican
    esracavusoglu
    sadakat
    ercan14
    omer0625
    ewrimorkmez
    nehir35
    bedir1979
    dingorevlileri
    cetinkayamurat
    Baharcicegi
    vuslatasevda
    hadi
    fatihsultan
    abuhayat
    islamgencligi
    habibullahsav
    esin
    yolcuhsyn
    birdirbir
    gulsima
    dostlukrehberi
    hasretim82
    ayumi
    varsayim
    ezgiseli
    ismailkoca58
    blogsohbet
    sidelya
    merakediyorum
    Cemregumus
    alpagut
    takvadostlugu
    mondlicht
    diloswemerwis
    tillovi
    mucahid23
    azra001
    suskungonlum
    Dilefkar
    nartn
    H2SO4
    muratates
    hattatlar
    tezene
    gonulcedost
    alperence
    ahmetyazar
    bintisahra
    prewar
    Reddiyeci
    unsal1
    yunuskose
    sifam
    mustakim
    Laliyne35
    hacihocahafiz
    yat
    eczaci61
    sevda2005
    neslinursema1
    Ruman
    tm1908tm
    mavidunya
    yozgatnur66
    dusbahcesi
    filizsarihan
    nilebrar
    Ozdemir
    romantik161
    hit100
    raciegi
    yasaminanlami
    DELALEDILEMIN
    benmihrace
    sessizyusuf
    mucahittpolat
    elit41
    inciTanem90
    muslumankisiligi
    yemeklistem
    rindiseyda
    sufiderwish
    enesyasin
    gozum
    keremcem06
    sihirbass
    cumbuskuyumculuk
    djazemimm87
    gazeteoku
    minare
    kalubela
    deliyimzalimmm
    zerirem
    hayrunnisa97
    mikaili
    tutuklanandestanlar
    cilginavatar81
    lazkopatmehmet
    nurBOZKURT
    muhammetreis0678
    eysevgiliyesav1
    agustosyagmuru50
    hakkdostu
    Ademyakub
    berlugal
    bloggermaster
    cipis
    gulsari
    hasanbeyan
    ihya
    kerrar
    knc90
    medine75
    milligrs